<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>ÇOCUK GÖZÜYLE MASAL DÜNYASI</title>
        <description></description>
        <link>http://ilayda09.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 22:21:38 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Deniz kızı</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/deniz-kizi_24637031.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/deniz-kizi_24637031.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Bir zamanlar altı g&amp;uuml;zel kızı olan bir kral varmış. Ama bu kral insanların kralı değilmiş. &amp;Uuml;lkesi dalgaların altında balıkların değerli taşlar gibi parıldadığı bir &amp;uuml;lkeymiş. Gen&amp;ccedil; prenseslerin anneleri &amp;ccedil;oktan &amp;ouml;lm&amp;uuml;ş ve onları b&amp;uuml;y&amp;uuml;kanneleri b&amp;uuml;y&amp;uuml;tm&amp;uuml;ş. İ&amp;ccedil;lerinde en g&amp;uuml;zelleri en k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k olanıymış. Sa&amp;ccedil;ları altın bukleler halinde omuzlarına d&amp;ouml;k&amp;uuml;l&amp;uuml;yormuş. Kızlar b&amp;uuml;y&amp;uuml;kannelerinin anlattığı yery&amp;uuml;z&amp;uuml;yle ilgili masalları &amp;ccedil;ok seviyorlarmış. Bu masallarda bacak adlı iki şeyin &amp;uuml;zerinde y&amp;uuml;r&amp;uuml;yen garip insanlar varmış. K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k denizkızı da bu anlatılanları g&amp;ouml;rmek istiyormuş. &amp;ldquo;Onbeş yaşını beklemen gerekir,&amp;rdquo; demiş b&amp;uuml;y&amp;uuml;kanneleri. &amp;ldquo;O zaman gidip g&amp;ouml;rebilirsin.&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&lt;a id=&quot;more-106&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;En b&amp;uuml;y&amp;uuml;k denizkızı yaşı geldiğinde y&amp;uuml;zeye &amp;ccedil;ıkmış ve g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; ilgin&amp;ccedil; şeyleri kardeşlerine anlatmış. Yıllar ge&amp;ccedil;miş ve sonunda k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k denizkızının da y&amp;uuml;zeye, insanların d&amp;uuml;nyasına &amp;ccedil;ıkabileceği g&amp;uuml;n gelmiş. Şimdiye kadar hep merak ettiği d&amp;uuml;nyayı artık kendi g&amp;ouml;zleriyle g&amp;ouml;rebilecekmiş. Y&amp;uuml;zeye doğru y&amp;uuml;zerken g&amp;uuml;neş batıyormuş. Yakınlarda bir gemi demir atmış. K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k denizkızı y&amp;uuml;zeye &amp;ccedil;ıktığında g&amp;uuml;vertedeki yakışıklı prensi g&amp;ouml;rm&amp;uuml;ş. Prens kendisini birisinin g&amp;ouml;zlediğini de, prensesin ondan g&amp;ouml;zlerini ayıramadığını da bilmiyormuş tabii. Birden hava kararmış, gemi &amp;ccedil;ıkan fırtınayla sallanmaya başlamış. &amp;Ccedil;ok ge&amp;ccedil;meden yelkenleri par&amp;ccedil;alanmış, direği kırılmış ve gemi sulara g&amp;ouml;m&amp;uuml;lm&amp;uuml;ş. K&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k denizkızı sularda &amp;ccedil;ırpınan prensi son anda g&amp;ouml;r&amp;uuml;p kurtarmış. Onu kucaklayıp kıyıya g&amp;ouml;t&amp;uuml;rm&amp;uuml;ş ve sahile bırakmış. Saba.. ( &lt;a href=&quot;http://ilayda09.blogcu.com/deniz-kizi_24637031.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 21 Sep 2008 15:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kuğu Kızı Peri kızı</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/kugu-kizi-peri-kizi_24636941.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/kugu-kizi-peri-kizi_24636941.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yal&amp;ccedil;ın kayaların tepesindeki bir şatoda, gen&amp;ccedil; bir prens&lt;br /&gt;annesiyle birlikte yaşarmış. Bu prens havanın &amp;ccedil;i&amp;ccedil;ek&lt;br /&gt;kokularıyla dolu olduğu bir bahar g&amp;uuml;n&amp;uuml; avlanmaya gitmiş.&lt;br /&gt;Av peşinde dolaşırken akşama doğru ağa&amp;ccedil;ların arasında karşısına&lt;br /&gt;g&amp;uuml;m&amp;uuml;ş renkli minicik bir g&amp;ouml;l &amp;ccedil;ıkmış. &lt;/strong&gt;&lt;a id=&quot;more-92&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Birden uzaktan kanat sesleri duymuş ve ağa&amp;ccedil;ların&lt;br /&gt;arkasına saklanmış. &amp;Uuml;&amp;ccedil; tane uzun boyunlu narin kuğu g&amp;ouml;kten&lt;br /&gt;s&amp;uuml;z&amp;uuml;lm&amp;uuml;ş. G&amp;ouml;l&amp;uuml;n kıyısına konan kuğular&lt;br /&gt;beyaz t&amp;uuml;ylerini bir elbise gibi &amp;ccedil;ıkarmışlar.&lt;br /&gt;Gen&amp;ccedil; prens g&amp;ouml;rd&amp;uuml;klerine inanamamış; kuğular birbirinden g&amp;uuml;zel&lt;br /&gt;gen&amp;ccedil; kızlara d&amp;ouml;n&amp;uuml;ş&amp;uuml;vermişler.&lt;br /&gt;Kızlar g&amp;ouml;le girip yıkanmış,eğlenmişler.Sonra da kıyıya geri d&amp;ouml;n&amp;uuml;p,&lt;br /&gt;t&amp;uuml;yden elbiselerini sırtlarına ge&amp;ccedil;irip kanatlanmışlar.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kızların &amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml; de &amp;ccedil;ok g&amp;uuml;zelmiş, ama en k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;kleri d&amp;uuml;nya g&amp;uuml;zeliymiş.&lt;br /&gt;Prens o g&amp;uuml;nden sonra başka şey d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nemez olmuş. Varsa yoksa kuğu kız!&lt;br /&gt;Sonunda annesine durumu anlatmış.&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Eğer kuğu kıza kavuşamazsam, onunla evlenemezsem, ben bu d&amp;uuml;nyada&lt;br /&gt;yaşayamam&amp;rdquo; demiş.&lt;br /&gt;Prensin annesi &amp;ccedil;ok kederlenmiş. &amp;ldquo;Ah yavrum! Sen kuğu kızı unut&amp;rdquo; demiş,&lt;br /&gt;&amp;ldquo;O bir peri kızı. Peri kızları da insanların yanında yaşamaz&amp;rdquo; diye dil d&amp;ouml;km&amp;uuml;ş.&lt;br /&gt;Prens annesini seviyormuş, ger&amp;ccedil;ekten y&amp;uuml;rekten seviyormuş,&lt;br /&gt;ama kuğu kızı daha &amp;ccedil;ok seviyor olsa ki, vazge&amp;ccedil;ememiş.</description>
            <pubDate>Sun, 21 Sep 2008 15:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sevgi Şelalesi ve Şirin Prenses </title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/sevgi-selalesi-ve-sirin-prenses_24635931.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/sevgi-selalesi-ve-sirin-prenses_24635931.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Bir varmış bir varmış. Her şeyden &amp;ouml;nce bir varmış. Her şeyden &amp;ouml;nce O varmış. Develer tellal iken pireler berber iken ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken kocaman dağlar ardında &amp;ccedil;ok b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir &amp;uuml;lke varmış. Bu &amp;uuml;lkede insanlar &amp;ccedil;ok mutlu ve huzur i&amp;ccedil;inde yaşarlarmış. Birbirlerini &amp;ccedil;ok sever saygı g&amp;ouml;sterirlermiş. &amp;Uuml;lkenin kralı halkına &amp;ccedil;ok ilgili ve &amp;uuml;lkesini &amp;ccedil;ok seven biriymiş. Kralın bir tek kızı varmış, kralın kızı Şirin Prenses &amp;uuml;lkenin en g&amp;uuml;zel kızıymış. &amp;Uuml;lkede yaşayan b&amp;uuml;t&amp;uuml;n erkekler onun hayranıymış; ancak Şirin Prenses &amp;uuml;lkedeki erkeklerin hi&amp;ccedil;birinin kendisine g&amp;ouml;re olduğunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;yormuş. Prenses &amp;uuml;lkenin en değerli taşlarıyla s&amp;uuml;slenmiş elbiseleri i&amp;ccedil;in bir ay edasında parlıyormuş. Şirin Prenses&amp;rsquo;i g&amp;ouml;ren g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; anda ona &amp;acirc;şık oluyormuş. Şirin Prenses, bir g&amp;uuml;n r&amp;uuml;yasında &amp;ccedil;ok yakışıklı bir prens g&amp;ouml;r&amp;uuml;r. G&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; prens; Prensesin g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; en g&amp;uuml;zel g&amp;ouml;zlere, en g&amp;uuml;zel sa&amp;ccedil;lara ve en g&amp;uuml;zel y&amp;uuml;ze sahipmiş. Prenses r&amp;uuml;yasında g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; bu yabancıya &amp;acirc;şık olur. Bu r&amp;uuml;yalar 40 gece b&amp;ouml;yle devam eder, prenses her gece r&amp;uuml;yasında o Yakışıklı Prensi g&amp;ouml;rmeye başlar. &amp;Acirc;şık olduğu prensle birlikte olamamanın verdiği h&amp;uuml;z&amp;uuml;nle hastalanan Şirin Prenses yataklara d&amp;uuml;şer ve &amp;uuml;lkenin en &amp;uuml;nl&amp;uuml; hekimleri derdine derman olamaz. Kral kızının bu durumuna &amp;ccedil;ok &amp;uuml;z&amp;uuml;l&amp;uuml;r ve Şirin Prenses&amp;rsquo;i hastalığının tedavi edilmesi i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ok uzak bir &amp;uuml;lkede yaşayan &amp;uuml;n&amp;uuml; d&amp;uuml;nyaca bilinen hekime g&amp;ouml;nderir. Atlar, develer hazırlanır ve yolculuk başlar, 7 g&amp;uuml;n 7 gece giderler, az giderler uz giderler, dere tepe d&amp;u.. ( &lt;a href=&quot;http://ilayda09.blogcu.com/sevgi-selalesi-ve-sirin-prenses_24635931.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 21 Sep 2008 15:15:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DARI BAŞAKLARI</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/dari-basaklari_18970651.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/dari-basaklari_18970651.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;Ccedil;ok eski zamanlardan birinde, g&amp;uuml;neşin doğduğu &amp;uuml;lkede yaşlı bir karı koca yaşarmış. &amp;Ccedil;ok istemelerine rağmen gen&amp;ccedil;liklerinde &amp;ccedil;ocukları olmamış. G&amp;uuml;nd&amp;uuml;z adam ormana gider, ağa&amp;ccedil; kesip satar, kadın da ev işleriyle uğraşırmış. G&amp;uuml;n&amp;uuml;n birinde kadın nehir kıyısında &amp;ccedil;amaşır yıkarken suda y&amp;uuml;zen kocaman bir karpuz g&amp;ouml;rm&amp;uuml;ş. Karpuzu yakalayıp evine g&amp;ouml;t&amp;uuml;rm&amp;uuml;ş. Akşam karpuzu kesip yemek istemişler. Adaletli olsun diye kadın karpuzu &amp;ouml;zenle keserek tam ortasından ikiye ayırmış. Bir de ne g&amp;ouml;rs&amp;uuml;nler ? Karpuzun i&amp;ccedil;inden ufacık bir kız &amp;ccedil;ocuğu &amp;ccedil;ıkmış. Bu &amp;ccedil;ocuğu bize Tanrı g&amp;ouml;nderdi diye sevinmişler. Mutluluk i&amp;ccedil;inde &amp;ccedil;ocuklarını b&amp;uuml;y&amp;uuml;tm&amp;uuml;şler. Kız b&amp;uuml;y&amp;uuml;d&amp;uuml;k&amp;ccedil;e g&amp;uuml;zelleşmiş. Zeki, alımlı bir gen&amp;ccedil; kız olmuş.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a id=&quot;more-170&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;K&amp;ouml;yde her yıl yapılan b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bayramın yaklaştığı g&amp;uuml;nlerde karı koca bayrama kızlarını da g&amp;ouml;t&amp;uuml;rmek istemiş. Ama adet olduğu &amp;uuml;zere, kızlarını faytona bindirerek g&amp;ouml;t&amp;uuml;rmelerinin doğru olacağını d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nd&amp;uuml;klerinden, kasabaya fayton kiralamaya gitmişler. Kızlanna da kapıyı kimseye a&amp;ccedil;mamasını tembihlemişler. &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ama kızın annesi babası daha yeni uzaklaşmış ki, k&amp;ouml;t&amp;uuml; ruhlu Amanoyaku kapıya dayanmış: &amp;ldquo;Sana bir şey s&amp;ouml;ylemek istiyorum g&amp;uuml;zel kız, kapıyı a&amp;ccedil;masan bile biraz arala.&amp;rdquo; Kız, Amanoyaku&amp;rsquo;nun ısrarlarına dayanamayıp kapıyı biraz a&amp;ccedil;mış. A&amp;ccedil;masıyla kapıyı iten Amanoyaku odaya dalıvermiş. G&amp;uuml;zel kızı bah&amp;ccedil;eye &amp;ccedil;ıkarmış. Ağaca bağlamış ve onun elbiselerin.. ( &lt;a href=&quot;http://ilayda09.blogcu.com/dari-basaklari_18970651.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 15 Jun 2008 16:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÖĞRENCİ VE KRALIN KIZI</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/ogrenci-ve-kralin-kizi_18970471.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/ogrenci-ve-kralin-kizi_18970471.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Eski zamanlardan birinde yoksul bir &amp;ouml;ğrenci d&amp;uuml;nyayı tanımak i&amp;ccedil;in yolculuğa &amp;ccedil;ıkmış. Hi&amp;ccedil; parası yokmuş. Ama gen&amp;ccedil; yaşlarda parasız olmak hi&amp;ccedil; sorun olur mu ? Gen&amp;ccedil; &amp;ouml;ğrenci d&amp;uuml;nyayı tanımak, kentleri g&amp;ouml;rmek, başka &amp;uuml;lkelerin gelenekleriyle, g&amp;ouml;renekleriyle tanışmak istemiş. Cebinde hi&amp;ccedil; parası olmasa da &amp;ouml;nemli değilmiş. &amp;ldquo;Geceleri ağa&amp;ccedil; altlarında uyurum, acıktığımda iyiliksever k&amp;ouml;yl&amp;uuml;ler yemek verir, olmazsa yol kenarlarındaki meyve ağa&amp;ccedil;larından&lt;br /&gt;karnımı doyururum&amp;rdquo; diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yormuş.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a id=&quot;more-171&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt; Yollardan, tarla kenarlarında &amp;ouml;n&amp;uuml;ne &amp;ccedil;ıkan buğdayları, bezelye tanelerini de topluyormuş. G&amp;uuml;nler aylar ge&amp;ccedil;miş. Kendi memleketinden &amp;ccedil;ok uzaklarda dolaşırken bir g&amp;uuml;n g&amp;uuml;zel bir &amp;uuml;lkeye gelmiş. K&amp;ouml;yl&amp;uuml;ler gencin nereden gelip nereye gittiğini merak etmişler. D&amp;uuml;nyayı dolaştığını anlatmış. K&amp;ouml;y sakinleri heyecanla dinlemişler &amp;ouml;ğrencinin anlattıklarını. Yemek vermişler.&lt;/strong&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Gen&amp;ccedil;, k&amp;ouml;yl&amp;uuml;lerden akşam yatmak i&amp;ccedil;in de bir samanlık g&amp;ouml;stermelerini rica etmiş. K&amp;ouml;yl&amp;uuml;ler ise bu bilgili oğlanı samanlıkta yatırmak istememişler. Kralın sarayına g&amp;ouml;t&amp;uuml;rm&amp;uuml;şler. Orada nasıl olsa bir yatak bulunur diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;şler. Kral ve krali&amp;ccedil;e gen&amp;ccedil; misafire pek sevinmişler. Onlar da sohbet edebilecekleri bilgili ve k&amp;uuml;lt&amp;uuml;rl&amp;uuml; insan ararlarmış. Kral bir ziyafet sofrası hazırlatmış uşaklarına. Bir tek kuş s&amp;uuml;tunun eksik olduğu masada da oğlanı gen&amp;ccedil; kızının yanın.. ( &lt;a href=&quot;http://ilayda09.blogcu.com/ogrenci-ve-kralin-kizi_18970471.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 15 Jun 2008 16:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KÖTÜ KALPLİ BÜYÜCÜ</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/kotu-kalpli-buyucu_18970311.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/kotu-kalpli-buyucu_18970311.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Eskiden &amp;uuml;lkelerden birinde yoksul bir adam yaşarmış. Fakat bu yoksul adamın karısı ay ışığı kadar g&amp;uuml;zelmiş. Birbirlerini &amp;ccedil;ok severler, mutluluk i&amp;ccedil;inde yaşarlarmış. Ama hi&amp;ccedil;bir kederin g&amp;ouml;lgelemediği bu mutluluk fazla uzun s&amp;uuml;rmemiş. G&amp;uuml;n&amp;uuml;n birinde o y&amp;ouml;renin en k&amp;ouml;t&amp;uuml; kalpli b&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml;s&amp;uuml; gen&amp;ccedil; kadını g&amp;ouml;rm&amp;uuml;ş ve g&amp;ouml;r&amp;uuml;r g&amp;ouml;rmez de aşık olmuş.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;ldquo;Ne olursa olsun ben bu kadına sahip olmalıyım!&amp;rdquo; diye de karar vermiş. Planını uygulamak i&amp;ccedil;in de kocasının kılığına girmiş. B&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml; olduğu i&amp;ccedil;in bu iş hi&amp;ccedil; de zor olmamış. Tıpatıp benziyormuş yoksul kocaya. Evlerine gitmiş.&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Defol buradan bu benim evim!&amp;rdquo; diye bağırmış b&amp;uuml;y&amp;uuml;c&amp;uuml;. Asıl koca &amp;ccedil;ok şaşırmış karşısında aynen kendisine benzeyen birini g&amp;ouml;r&amp;uuml;nce. Sevgili karısı ise ne yapacağını, kime hak vereceğini bilememiş. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; iki adam da aynıymış! &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a id=&quot;more-172&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İki koca adayı kavga etmeye başlamışlar. Kadın bir birine, bir diğerine yardım ediyormuş. Sonunda k&amp;ouml;y&amp;uuml;n bilgesinin &amp;ouml;n&amp;uuml;ne &amp;ccedil;ıkarmışlar onları, ikisi de kadının asıl kocasının kendisi olduğunu iddia ediyor diğerini sahtekarlıkla su&amp;ccedil;luyormuş. Ak sakallı bilge biraz d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;ş: &amp;ldquo;Bir deneme yapmamız lazım. Sonra karar vereceğim. Şu sandığı g&amp;ouml;r&amp;uuml;yor musunuz? İkiniz de sırayla bu sandığı şu dağa &amp;ccedil;ıkarıp, geri getireceksiniz.&amp;rdquo; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sandığın i&amp;ccedil;inde bilgenin adamı varmış. &amp;Ouml;nce asıl k.. ( &lt;a href=&quot;http://ilayda09.blogcu.com/kotu-kalpli-buyucu_18970311.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 15 Jun 2008 16:33:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>AT, TİLKİ VE ASLAN</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/at-tilki-ve-aslan_18970201.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/at-tilki-ve-aslan_18970201.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;At yaşlanmış. Yıllar boyunca efendisine hizmet etmiş etmesine, ama artık işe yaramadığı i&amp;ccedil;in, efendisi g&amp;ouml;z&amp;uuml;n&amp;uuml;n yaşına bakmadan atı kapı dışarı etmiş: &lt;/strong&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;ldquo;Benden &amp;ccedil;alışmayana ekmek yok! Başının &amp;ccedil;aresine bak. Yaşayabilirsen yaşa. Seni bir şartla beslerim. Bana bir aslan getir. Yoksa g&amp;ouml;z&amp;uuml;me g&amp;ouml;r&amp;uuml;nme.&amp;rdquo;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a id=&quot;more-173&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp; At, bu vefasızlığa &amp;ccedil;ok &amp;uuml;z&amp;uuml;lm&amp;uuml;ş. Artık hayatını tek başına vahşi ormanda s&amp;uuml;rd&amp;uuml;rebilecek kadar gen&amp;ccedil; de değilmiş. Bu nedenle ormana gitmeye, hi&amp;ccedil; olmazsa huzur i&amp;ccedil;inde &amp;ouml;lebileceği bir k&amp;ouml;şe aramaya karar vermiş. Ormanda bir yandan ağlayıp bir yandan da g&amp;ouml;nl&amp;uuml;ne g&amp;ouml;re bir yer ararken karşısına tilki &amp;ccedil;ıkmış: &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&amp;ldquo;Niye ağlıyorsun at dostum?&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&amp;ldquo;Ah, ben ağlamayayım da kim ağlasın&amp;rdquo; diye i&amp;ccedil;ini &amp;ccedil;ekmiş at ve olup biteni tilkiye anlatmış.&lt;/strong&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tilki: &amp;ldquo;Sen işi bana bırak. Yapacağın tek şey şu ağacın dibine yatıp &amp;ouml;l&amp;uuml; numarası yapmak.&amp;rdquo;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;&lt;strong&gt;At yere yatmış, tilki de aslana gitmiş. &amp;ldquo;Aman sevgili do.. ( &lt;a href=&quot;http://ilayda09.blogcu.com/at-tilki-ve-aslan_18970201.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 15 Jun 2008 16:32:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SAKA KUŞUNUN TAKVİMİ</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/saka-kusunun-takvimi_18970101.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/saka-kusunun-takvimi_18970101.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Gece yarısına doğru evden sesler y&amp;uuml;kselmeye başladı. Pencerenin camlarından parlak ve renkli ışıklar dışarı s&amp;uuml;z&amp;uuml;l&amp;uuml;yordu. Yavrukuş &amp;ccedil;ok korkmuştu. Hemen yuvasından u&amp;ccedil;up, yakındaki ağacın dallarına kondu ve pencereden ne olup bittiğini g&amp;ouml;rmeye &amp;ccedil;alıştı. Odada tavana kadar y&amp;uuml;kselen bir &amp;ccedil;am ağacı vardı! Ağacın altına renk renk paketler, oyuncaklar konulmuştu. &amp;Ccedil;ocuklar ağacın etrafında sevin&amp;ccedil;le koşuyor, oyunlar oynuyorlardı. Saka kuşu yavrusu, insanların gece yarısı neden bu kadar sevindiklerini anlayamamıştı. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; Yavrukuş daha o yaz yumurtadan &amp;ccedil;ıkmıştı ve bu koca d&amp;uuml;nyaya dair fazla bir şey bilmiyordu. O gece, insanlar ışıkları s&amp;ouml;nd&amp;uuml;r&amp;uuml;p yattıktan sonra, &amp;ccedil;ok ge&amp;ccedil; uyuyabildi. &lt;/strong&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sabah Yavrukuş dışarda cırlak sesleriyle g&amp;uuml;r&amp;uuml;lt&amp;uuml; yapan ser&amp;ccedil;elerin &amp;ccedil;ığlıklarını duyup uyandı. Yuvadan dışarı u&amp;ccedil;up ş&amp;ouml;yle seslendi onlara:&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Ne diye bağırıyorsunuz sabah sabah! Gece yarısı insanların g&amp;uuml;r&amp;uuml;lt&amp;uuml;s&amp;uuml;nden uyuyamadım, şimdi de siz rahat vermiyorsunuz! Neler oluyor?&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Ne mi oluyor?&amp;rdquo; diye şaşırdı ser&amp;ccedil;eler. &amp;ldquo;Bug&amp;uuml;n yeni yılın ilk g&amp;uuml;n&amp;uuml;. Herkes neşe i&amp;ccedil;inde. İnsanlar da biz de sevin&amp;ccedil;le karşılarız yeni gelen yılı.&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Yeni yıl mı? O da ne demek?&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Ah, yazık sen pek de k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;km&amp;uuml;şs&amp;uuml;n&amp;rdquo; diye g&amp;uuml;ld&amp;uuml; ser&amp;ccedil;eler. &amp;ldquo;Yeni yılın ilk g&amp;uuml;n&amp;uuml; yılın en g&amp;uuml;zel g&amp;uuml;n&amp;uuml;d&amp;uuml;r. Bu g&amp;uuml;n artık g&amp;uuml;neş bize geri gelmeye başlar. Bug&amp;uuml;n takvimin ilk g&amp;uuml;n&amp;uuml;d&amp;uuml;r. Bug&amp;uuml;n bir Ocak!&amp;rdquo;&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Ocak mı? O da ne oluyor? Peki &amp;lsquo;takv.. ( &lt;a href=&quot;http://ilayda09.blogcu.com/saka-kusunun-takvimi_18970101.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 15 Jun 2008 16:29:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Pupsy</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/pupsy_18970011.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/pupsy_18970011.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Pupsy aileye geldiğinde k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;c&amp;uuml;k bir yavru k&amp;ouml;pekmiş. Annesi ve babası onu b&amp;uuml;y&amp;uuml;t&amp;uuml;rken, evde yaşamayı &amp;ouml;ğretmek i&amp;ccedil;in &amp;ccedil;ok emek ve zaman harcamışlar. Aile bireyleri, Pupsy eve gelinceye kadar hi&amp;ccedil; k&amp;ouml;pek yavrusu beslememiş olduklarından, pek deneyimli de değilmişler. Ama sonunda Pupsy insanların, &amp;ouml;zellikle annesinin her dediğini anlar olmuş. Yani insanlarla evde yaşamaya alışmış. Pupsy yaş&amp;ccedil;a b&amp;uuml;y&amp;uuml;m&amp;uuml;ş ama, t&amp;uuml;r&amp;uuml; k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k olduğu i&amp;ccedil;in kendi pek b&amp;uuml;y&amp;uuml;memiş. Kafasını kaldırıp annesine ve babasına baktığında, g&amp;ouml;z&amp;uuml;ne dev gibi g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;yormuşlar.&lt;/strong&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bir g&amp;uuml;n annesi Pupsy&amp;rsquo;i evde yalnız bırakıp dışarı &amp;ccedil;ıkmak zorunda kalmış. Hi&amp;ccedil; yapmazmış bunu. Pupsy, evde kemirmedik sandalye bacağı bırakmamış. Aklınca annesine &amp;ouml;fkeleniyor, onu cezalandırıyormuş. Annesi d&amp;ouml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml;nde ona &amp;ccedil;ok kızmış. Bir daha yaramazlık yaparsa onu başkasına vereceğini s&amp;ouml;ylemiş. Onları &amp;ccedil;ok sevdiği i&amp;ccedil;in Pupsy bir daha bu t&amp;uuml;r yaramazlıklar yapmamış.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a id=&quot;more-132&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt; Anne ve babası bir akşam Pupsy&amp;rsquo;i evde yanlız bırakıp gitmişler. Pupsy yaramazlık yapmadan onları beklemiş. Biraz sonra merdivende ayak sesleri duymuş. Annesi ve Babası kapıyı a&amp;ccedil;mışlar ve ellerinde kocaman bir kutu ile i&amp;ccedil;eriye girmişler. Kutudan k&amp;ouml;pek sesleri geliyormuş. Bunlar k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k k&amp;ouml;pekmişler. Kendi aralarında nereye geldiklerini soruyormuşlar birbirlerine.</description>
            <pubDate>Sun, 15 Jun 2008 16:27:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çirkin Ördek Yavrusu</title>
            <link>http://ilayda09.blogcu.com/cirkin-ordek-yavrusu_18924901.html</link>
            <guid>http://ilayda09.blogcu.com/cirkin-ordek-yavrusu_18924901.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Anne &amp;Ouml;rdek sabırla yumurtalarının kırılmasını bekliyordu. Vakit tamamlanınca &amp;ouml;rdek yavruları yumurtalarından &amp;ccedil;ıkmaya başladılar. Fakat en son ve en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k yumurta bir t&amp;uuml;rl&amp;uuml; kırılmıyordu. Sonunda yumurtanın beyaz kabuğu &amp;ccedil;atladı. Diğerlerinden daha gri ve farklı olan &amp;ouml;rdek yavrusunun k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k kafası g&amp;ouml;r&amp;uuml;nd&amp;uuml;. Anne &amp;ouml;rdek yeni doğan yavruya bakarak ; &amp;ldquo;Umarım değişir..&amp;rdquo; dedi şevkatle. Zaman ilerliyordu ama &amp;ouml;rdek yavrusunun rengi hala griydi. K&amp;uuml;mesin b&amp;uuml;t&amp;uuml;n hayvanları onunla alay ediyorlar, ona &amp;ldquo;&amp;ccedil;irkin &amp;ouml;rdek yavrusu&amp;rdquo; diye sesleniyorlardı.&lt;/strong&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a id=&quot;more-130&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp; Zavallı yavru o kadar mutsuzduki sonunda uzaklara gitmeye karar verdi. G&amp;uuml;n boyunca y&amp;uuml;r&amp;uuml;d&amp;uuml; gece olunca ise &amp;ccedil;ok yorulmuştu. Mola verdi. Bir yanda a&amp;ccedil;lık, bir yanda korku&amp;hellip;Ama yapabileceği hi&amp;ccedil; birşey olmadığından derin bir uykuya dalmakta gecikmedi.&lt;/strong&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ertesi sabah su sesleriyle g&amp;ouml;zlerini a&amp;ccedil;tı. Geceyi yaban &amp;ouml;rdeklerinin &amp;ccedil;ılgınca eğlendiği k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir g&amp;ouml;l kıyısında ge&amp;ccedil;irdiğini anladı. Bu g&amp;uuml;r&amp;uuml;lt&amp;uuml;c&amp;uuml; arkadaşlarına kendini tanıtmaya hazırlanıyordu. Birden bir t&amp;uuml;fek sesi ile irkildi. hi&amp;ccedil; zaman kaybetmeden ordan uzaklaştı. &amp;Ccedil;ok ge&amp;ccedil;memişti ki k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k &amp;ouml;rdek kendini bir &amp;ccedil;iftlikte buldu. &amp;Ccedil;iftliğin sahibi yaşlı.. ( &lt;a href=&quot;http://ilayda09.blogcu.com/cirkin-ordek-yavrusu_18924901.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 14 Jun 2008 21:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://ilayda09.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>